Hyalüronik Asitin Faydaları


Prof. Dr. Erol KOÇ İle Hyalüronik Asitin Faydaları

 

‘‘Hyalüronik Asit; su moleküllerini çekme ve bağlama yeteneği nedeniyle insan vücudunda büyük önem taşıyan vücuttaki en yaygın doku bağ dokusudur.

Vücutta kaslarla, kemiklerle, kan damarları, sinirler gibi dokuların irtibat halinde olmasını sağlayan bir dokudur. Adeta bedenin çimentosu gibidir. Eklem sıvısında, kıkırdaklarda, gözde camsı sıvıda, alt ve üst deride, göbek kordonunda gibi çok sayıda yerde bulunur.

Viskoelastik özelliği nedeniyle, kendi hacminden daha fazla sıvı tutabilir.

Su tutma kabiliyeti, sentetik veya doğal polimerden daha büyüktür. 1 litre Hyalüronik Asit, 6 litre kadar su tutma kapasitesine sahip olabilir. Vücudumuz yaklaşık 15 gram Hyalüronik Asit içerir ve hücre boyunca yapısal destek sağlayan ekstraselüler matrisin ana bileşenleri arasında yer alır. Eklemleri ve sinirleri yumuşatır, cildi ve saçları nemlendirir.

Vücudumuzdaki Hyalüronik Asidin yaklaşık üçte biri bozulmakta ve her geçen gün yenilenmektedir.

Yaşlandıkça vücudumuz daha az Hyalüronik Asit üretir. Ne yazık ki, 40’lı yaşların ortalarındayken, vücudumuzun HA üretimi yarıya düşecektir. Vücudumuzdaki Hyalüronik Asidin yaklaşık %50’si cildimizde bulunur. Estetik kozmetik dermatolojide dolgu maddesi ya da antiaging-nemlendirici krem-serum olarak kullanılır. Hyalüronik Asit içeren cilt bakım ürünleri (serumlar, kremler, losyonlar) yaygın olarak kullanılmaktadır. Nemlendirici özelliği, cilt esnekliğini artırıcı, çizgileri ve kırışıklıkları azaltıcı, pürüzlü cildi düzeltici, sivilce lekelerini ve yara izlerini iyileştirici etkileri vardır. Kırmızı et, baharatlar, biber, taze meyveler (elma, ananas, avakado), sebzeler (patates, ıspanak, marul, karnabahar), soya ürünleri Hyalüronik Asit bakımından zengindir ve vücutta Hyalüronik Asidin sentezini artırırlar.’'

 

 

Prof. Dr.Erol KOÇ